Bank Street Yaklaşımı

1916 yılında eğitimci Lucy Sprague Mitchell öncülüğünde oluşturulmuştur. Mitchell, okulda öğrenilen bilgilerin anlamlı bir şekilde çocukların hayatıyla ilişki olması gerektiğini savunmuştur. Demokratik bir toplumun gelişimi için de eğitim gereklidir.

Bir grup araştırmacı, öğretmen ve psikolog, çocukların öğrenme ve gelişim süreçlerini gözlemleyerek çocuklar için en uygun öğrenme ortamı ve eğitim yöntemlerinin ne olduğuna ulaşmaya çalıştılar.  Araştırmacılar çocuğun gelişimi için sadece bilişsel kazanımların değil aynı zamanda fiziksel, sosyal, duygusal ve estetik gelişiminin de önemli olduğunu vurguladılar. Bütüncül yaklaşım Bank Street’in ayrılmaz bir parçasıdır.

Bu yaklaşıma göre çocuğun eğitim süreci; çocuğun çevresindeki metaryallerden en iyi derecede faydalanmasını, onlarla sürekli iletişim halinde olmasıni ve fikirlerini sürekli çevresindeki insanlarla paylaşmasıni içerir.

Bank Street yaklaşımı çocuk odaklı bir eğitim sistemidir. Çocuklar aktif olarak deneyimler kazanan, öğrenen, anlatan ve uygulayan bireylerdir. Seçim yapma, aktif olarak araştırma, deneyerek ve keşfederek öğrenme programın temel unsurlaridir. Program ilgili grubun beceri ve bilgilerine göre şekillenebilir ve degismez bir program olusturmaya gerek yoktur. Eğitim sosyal yargıyı yükseltmek, yaratmak ve demokratik süreçe katılımı arttirmak için etkili bir araçtır.

Bank Street yaklaşımında okul, çocukların yaratıcı ve öğretici deneyimler yaşadığı, dayanışmayı öğrendiği, ezberci öğrenme yerine eleştirel düşünmeyi öğrendiği, bireyselliği ve sosyal demokrasi değerlerini öğrendiği bir ortamdır. Okul akademik becerilerin öğrenildiği bir kurum olmanın ötesindedir. Okul çocuğun hayatının her alanında yetkinlik kazanmasını sağlayan, özerk olmasını fakat aynı zamanda toplumsal aidiyet kazanmasını destekler. Okul sosyal dünya ile bağlantılı bir yerdir, sadece akademik bilginin öğrenildiği izole edilmiş bir yer değildir.

Bank Street Yaklaşımı sadece bireyi değil, bireylerin etkileşimde bulunduğu toplumun her kesimini-aile, okul, vb.-geliştirmeyi hedefler. Eğitim daha iyi bir toplum için gereklidir.

 


  • Öğretmen tum gelişim alanları hakkında derin bir bilgiye sahiptir. Bu bilgileri doğrultusunda sınıfı düzenler ve her çocuğun öğrenme şeklinin birbirinden farklı olduğunu dikate alarak gerekli düzenlemeleri yapar.

  • Öğretmen çocuğu, onun hakkında daha fazla bilgi edinmek için gözlemler ve bu gözlemlere dayanarak çocuğun gelişimini, öğrenmesini ve aktif katılımını destekleyen bir çevre yaratır.

  • Problem çözmeyi destekleyici yaklaşımlar, öğretmenin çocuğun dünyasına adalet ve farkındalık katması; çocukta uyumluluk sağlanmasına yardımcı olur.

  • Öğretmen gerektiğinde programa dinamik ve destekleyici yaklaşımlar dahil ederek, çocuğun oyun oynamasını, kendini ifade etmesini,  farklı deneyimler edinmesini, anlamlandırmasını ve tekrar yaratmasını sağlar.

  • Çocuk hakkında bilgiyi düzenli gözlemlerle, çocukla kurduğu birebir iletişimle ve en önemlisi de veli katılımıyla elde eder.

  • Öğretmen hem mesleki anlamda hem de kişisel olarak sürekli gelişir ve değişir.

  • Gelişim dinamik bir süreçtir. Basitten karmaşığa doğru ilerler. Bireyin yaşı ilerledikçe farklı deneyimler kazanmaya ve bu deneyimleri çeşitli yollarla bütünleştirmeye başlar.

  • Her bireyin izlediği tek bir gelişim süreci yoktur. Herkes farklı şekillerde öğrenir ve öğrenmenin birçok değişik yolu vardır.

  • İnsanların belli bir döneme kadar edindği deneyimler bir kenara atılamaz ve öğrenmenin sağlanabilmesi için en alt düzeyden en üst düzeye doğru gidilmesi gereklidir.

  • Gelişim süreci bazen durağan bazen de çok hareketli olabilir. Bu nedenle yetişkin/öğretmen çocuğa olabildiğince destek ve rehberlik sağlamalı, yardım etme ve kendi başına yapmasını cesaretlendirme arasındaki dengeyi iyi kurmalıdır.

  • Çocukların kendi algılamaları ve deneyimleri, diğer kişiler ve nesneler ile kurdugu ilişkiler sonucunda oluşmaktadır. Bunun oluşabilmesi için de sürekli tekrar gereklidir.

  • Büyüme uzlaşmayı gerektirir. Kendisiyle uzlaşan birey toplumla da uzlaşmayı öğrenecektir. Bu gelişim için gereklidir.

Bank Street gelişimsel etkileşim yaklaşımı Piaget, Erikson, Dewey ve Lucy Sprague Mitchell tarafından oluşturulmuştur. Buna göre;

Öğrenme,

Bir kerede farklı konular içermeli ve işbirlikçi gruplarda olmalıdır. Eğitim programlarında sosyal çalışmalara yer verilmelidir çünkü eğer çocuklar dış dünya hakkında öğrenir ve bunun hakkında çalışmalar yaparlarsa, ne ile karşılaşacaklarını daha iyi bilirler.

Bunu da yapmak için Bank Street yaklaşımı sosyal alanı kültürel antropoloji, tarih, politika, ekonomi ve coğrafya olarak beş bölüme ayırır. Sanat ve bilim eğitimi bu sosyal derslerle birlikte harmanlanır ve çocuklar etraflarındaki dünyayı tanımaya çalışır.

Bu yaklaşım çocukların ve yetişkinlerin her yaşta eğitimini kabullenen bir yaklaşımdır. Bireysel farklılıklar ve kişisel ihtiyaçlar göz önüne alındığı sürece her yaştan bireyin eğitilebileceğini savunur.


  • Erken çocukluk eğitimi dil ve yazma, matematik, dramatik oyun, sanat müzik hareket, bilim ve sosyal bilimler olarak ayrılmıştır.

  • Alan gezileri ve projeler eğitimin vazgeçilmez parçalarıdır. Çocuklar dış dünyayı ancak gözlemleyerek, keşfederek ve deneyerek öğrenebilirler.

  • Bu alan gezmeleri ve doğayla içiçe olan çocuklar; kendi yeteneklerini  tam kapasite kullanma fırsatı elde eder.

  • Bu alan gezmelerinde çocuklar çevreden buldukları farklı malzemeleri okula getirirler ve okulda bunları farklı yollarla anlatmaya çalışırlar.

  • Eğitim çocuk odaklıdır ve projeler çocukların ihtiyaç duyduğu konular üstüne yapılır.

  • Çocuklar birçok şeyi deney yoluyla öğrenir. Okulun içinde çocukların deney yapmaları için oluşturulmuş labaratuar tarzı odalar vardır.

  • Sınıf çocukların aktif öğrenmesi, birbirleriyle sürekli etkileşim halinde olması için hem onların yaşına uygun hemde sosyal zekalarını ve yaratıcılıklarını destekleyen bir yerdir.

  • 5,6,7,8 yaşındaki çocuklar için sınıf iyi organize edilmiş, çocukların duyu ve motor gelişimlerini maksimum düzeyde kullanacakları yerdir.

  • Bu yaklaşımımn en büyük özelliği çocukların sınıflarda su, kil, toprak, boya gibi yaratabilecekleri şeyler ortaya çıkarabilecekleri materyallerin bulunmasıdır.

  • Bu okullarda metaryal olabildiğince çok olur, çünkü çocuk ne kadar fazla dışardan uyaran alırsa o oranda merakı artar ve öğrendiği şeyleri sembolleştirmesi o derece kolay olur.

  • Sınıflar çok renklidir.

  • Sınıf ilgi alanlarına bölünür. Geçirgenlik çok yönlü kullanılan masalarla ve hareket eden raflarla sağlanabilir.

  • Sınıfta anlaşılabilir kurallarla ve iyi tanımlanmış çevreyle çocukların kendilerini organize etmesi sağlanır.

  • Bunun yanı sıra; hayvan besleme, günlük ev işi, yemek pişirme, tamir etme ve kütüphaneyi kullanma gibi sosyal oyum için sağlanabilecek bölümler sınıfta mevcuttur.

Öğretmenler, anne babalara sınıf ortamını ve programı anlatmak için sık sık fotoğraf çeker, bunun yanı sıra her ayın sonunda ailelere bilgilendirme mektubu yollarlar. Aileyi tanımak amacıyla ev ziyaretleride yapılır ve çocuk hakkında daha fazla bilgi toplarlar. Ayda bir kez de ailelerden biri okula gelerk okul ortamını daha yakından takip eder.


 

Kaynakça:

Roopnarine, J. L., & Johnson, J. E. (2005). Approaches to early childhood education. (4th edition) Upper Saddle River, NJ: Pearson Merrill/Prentice Hall.