Duyu Geliştirme Oyunları

Duyu Geliştirme Oyunları


Çocuklar arasından gönüllü bir ebe seçilir. Gözleri bağlanır. “Arkadaşlarından biri karşına gelecek, onu yüzünden, saçlarından, sesinden tanımaya çalışacaksın. Eğer tanıyamazsan ona Öt kuşum, öt! diyeceksin. Böylece sesinden tanımış olacaksın” denir.
Daha sonra ebe gözü bağlı olarak karşısına gelen oyuncunun önce kız mı, erkek mi olduğunu elleriyle saçlarını yoklayarak öğrenir. Sonrasında “Öt kuşum öt!” diyerek sesinden kim olduğunu tanımaya çalışır.

Not: Bazı çocuklar gözlerinin bağlanmasından rahatsızlık duyabilir. Bu konuda duyarlı olmanız gerekir.


Oyuncular arasından bir ebe seçilir. Ebenin boynuna, kordonu (yumuşak olmasına dikkat edin) uzun olan bir düdük geçirilir. Düdük ebenin arkasında kalmalıdır.
Öğretmen ebeye: “Gözlerini kapatacağım. Bir arkadaşın arkandaki düdüğü öttürecek ve yerine oturacak. Onun kim olduğunu bulabilirsen oyunu kazanmış olacaksın” der. Oyuncular arasından işaretle çağrılan bir çocuk düdüğü öttürdükten sonra hemen yerine oturur. Bundan sonra ebeye:
Çocuğa ‘Düdüğü kim öttürdü?’ diye sorulur. Ebe bütün arkadaşlarını dikkatle süzer. Göstereceği üç arkadaşı içinde düdüğü öttüreni bulursa alkışlanır.


Çocuklar arasından bir kedi seçilir. Bu kişinin yüzü duvara döndürülür. Diğer oyunculardan biri fare olur. Bunu kedi bilmemelidir. Öğretmen kediyi yanına çağırır ve “Arkadaşların arasında bir fare saklanmış. Sen buna yaklaşırsan bütün arkadaşların kedi gibi miyavlayacak, ama uzağında olursan hiçbirinin sesi çıkmayacak” der. Bundan sonra kedi yavaş yavaş arkadaşlarının arasında dolaşmaya başlar. Ne zaman kedi miyavlamaları fazlalaşırsa fareye yaklaştığını anlar ve onlar arasından fareyi bulmaya çalışır. Oyunu kazanırsa o da arkadaşları arasından bir kedi seçme hakkını alır.


Çocuklar eşit sayıda iki gruba ayrılır. Grup oyuncuları birbiri arkasına sıralanır. Bir ellerini bellerinin arkasına koyar; avuçlar dışarı bakmaktadır. Öğretmen oyunu şöyle açıklar:
“Ben takımların en arkasındaki oyuncuların avuçlarına dokunduğum zaman, onlar da öndeki arkadaşının avuçlarına dokunacaklar, böylece bu işaret en öndeki oyuncuya geldiği zaman, o da bir kolunu yukarı kaldırarak (Pat)diye bağıracak” der. Bir denemesi yapıldıktan sonra oyuna geçilir. İşareti geç veren takım, oyunu kaybeder.


Yazı tahtasına gözleri, burnu, ağzı olan  bir insan başı çizilir. Çocuklara “gözleri bağlı olarak kim bunun gözlüklerini çizebilecek?” diye sorulur. İsteyen çocuklar, gözleri bağlı olarak birer birer gelir, adamın gözlüklerini çizebilen oyunu kazanır.

Not: Bazı çocuklar gözlerinin bağlanmasından rahatsızlık duyabilir. Bu konuda duyarlı olmanız gerekir.


Oyuncular bir çizgi gerisinde sıralanır. Bunun 8-10 adım karşısındaki bir düzlüğe, yan yana üç daire çizilir. Dairelerin çapları ortalama bir metre olmalıdır. Öğretmen çocuklara “üç arkadaşınızın gözlerini bağlayacağım. Bunlar karşıda bulunan evlerine gidip oturabilirlerse oyunu kazanacaklar, dışarda kalan evsiz yolcu olacak” der. İstekli üç çocuğun çizgi gerisinde gözleri bağlanır. Öğretmenin işareti ile oyuna başlanır. Evini bulan ve oturan çocuklar oyunu kazanır.

Not: Bazı çocuklar gözlerinin bağlanmasından rahatsızlık duyabilir. Bu konuda duyarlı olmanız gerekir.


Oyuncular elele tutuşarak bir halka oluştururlar. Halkanın ortasına bir sandalye konur, altına da bir eşya bırakılır. Çocuklar arasından gönüllü bir kişi köpek olarak seçilir ve bu kişi ortadaki sandalyeye oturtulur.
Sandalyenin altına konan eşya köpeğin kemiği olur. Çocuklar hep beraber “Köpeğim Uyu!” dediği zaman köpek gözlerini yumar. Bu sırada öğretmen bir çocuğa işaret eder, o da sessiz adımlarla sandalyenin altındaki kemiği alır, yerine döner. Çocuklar yine “Köpeğim Uyan!” diye seslenir. Çocuk sandalyeden kalkar, kemiğini alan kişiyi bulmaya çalışır, kemiğini bulamazsa aç köpek olur. Yeniden sandalyesine döner.


Masanın üzerine çocukların her zaman kullandığı ve yabancı olmadığı eşyalardan birkaç tane konur. Öğretmen çocuklara “Ben bir arkadaşınızın gözlerini bağlayacağım. Bu arkadaşınız  eşyalara dokunarak eşyaların adlarını söylemeye çalışacak” der. İsteyenlerden birisinin gözleri bağlanır, masanın yanına yaklaştırılır. Çocuk elleriyle yoklayarak en çok eşya adını söylemeye çalışır. Sonrasında başka bir oyuncu seçme hakkını kazanır.

Not: Bazı çocuklar gözlerinin bağlanmasından rahatsızlık duyabilir. Bu konuda duyarlı olmanız gerekir.


Dokun-Bil oyunu gibidir. Tek farkı öğretmenin eşyayı belli bir yükseklikten yere bırakmasıdır. Gözleri kapalı oyuncu, çıkardığı sesten eşyayı tanıyabilirse başarılı sayılır.

Not: Masa üzerine konan eşyaların, kesici ve kırılabilir cinsten olmamasına dikkat edilmelidir.