Bahçe Oyunları

Bahçe Oyunları


Bir daire olunur ve çocuklar arasından sayışarak bir balık ve balıkçı seçilir.
Seçilen balığa ortaya geçmesini, balıkçının da halkanın dışında durmasını söylenir.
Grup ortadaki balığın etrafında dönerek ‘Kırmızı Balık’ şarkısını söylemeye başlar.
İsteyen diğer çocukların da balık ya da balıkçı olması için oyuna bir süre devam edilir.


Bir halka oluşturulur  ve çocuklar arasından sayışarak bir tavşan ve bir tazı seçilir.
Seçilen tavşan ortaya geçer, tazı ise halkanın dışında kalır.
Grup ortadaki tavşanın etrafında dönerek şarkı söylemeye başlar (‘Hendekte bir tavşan uyuyordu, uyuyordu. Tavşan bana baksana yakışmıyor bu sana. Tavşan kaç, tazı tut, tavşan kaç, tazı tut.’) ve şarkının hareketlerini yapar.
Tavşana kaç dediğinde tavşan dairenin içinden çıkıp kaçar ve tazı da onu yakalamaya çalışır. Tavşan yakalanmadan dairenin içine dönmeye çalışır.
İsteyen diğer çocukların da tavşan ya da tazı olmasına fırsat verilir.


Bir daire olunur ve sayışarak çocuklar arasından bir tilki seçilir. Tilki olan çocuktan duvarın önüne geçmesi istenir. Diğer çocuklar da duvardan uzak bir yerde yan yana sıra olurlar.
Tüm grup tilkiye saatin kaç olduğunu sorar. Tilki saat kaç derse o kadar adım atılır. Adım atarken adımlar yüksek sesle sayılır.
Tilkinin yanına gelindiğinde yavaşça tilkinin arkasına dokunulur ve kaçılır. Tilki kaçanlardan birini yakalamaya çalışır ve yakalanan kişi tilki olur.
Bu şekilde diğer çocuklar da tilki oluncaya kadar oyuna devam edilir.


Ortaya büyük bir daire çizilir ve çocuklar arasından sayışarak bir ebe seçilir.
Ebe olan çocuk, dairenin içinde kalarak diğer arkadaşlarını kovalar.
Çocuklar çömelerek ebeden kurtulabilir.
Kurtulamayan ve yakalanan çocuk ise ebe olur.
İsteyen tüm çocuklar ebe oluncaya kadar oyuna devam edilir.


Tüm grubun büyük bir daire olmasını istenir ve öğretmen de daire içinde yerini alır.
Daire olurken “el ele tutuşalım halkaya karışalım haydi çabuk çocuklar oynayalım loy loy” gibi bir şarkı ile daire oluşturmak keyifli hale getirilir.
Farklı renkteki üç mendil çocuklara tanıtılır.
Daha sonra ilk önce öğretmen ebe olur ve mendillerin hepsini elinde tutar ama sadece bir tanesini bir kişinin arkasına bırakacağını söyler.
Şarkıyı söyleyerek (Yağ satarım bal satarım.-Ustam öldü, ben satarım-Ustamın kürkü sarıdır.-Satsam on eş liradır-Zambak zumbak, dön arkana iyi bak.-Zambak zumbak, dön arkana iyi bak) çocukların etrafında döner. Bir çocuğun arkasına elindeki mendillerden bir tanesini bırakır.
Mendili alan çocuk öğretmeni yakalamaya çalışır. Bu arada öğretmen kalkan çocuğun yerine oturur ve onu yakalamaya çalışan çocuğun arkasına ne renk mendil bıraktığını sorar.
Çocuk mendilin rengini söyledikten sonra tüm mendiller ebe olan çocuğa verilir.
Ebe olan çocuk şarkıyı söyleyerek dairenin etrafında döner ve mendillerden birini istediği bir arkadaşının arkasına bırakır.
Oyuna devam edecek olan çocuk arkasına bırakılan mendili alır ve ne renk olduğunu söyler.
Daha sonra oyuna başka çocuklar da ebe oluncaya kadar devam edilir.


Hazırlanan farklı renklerdeki balıklar tüm çocuklara dağıtılır. Oyun alanına büyükçe bir dikdörtgen çizilir ve burasının balık ağı olduğu söylenir. Ağın ne işe yaradığı çocuklara sorulur.
Çocuklardan bir kişi ebe seçilir ve “ BALIKÇI” olur.
Balıkçı balık ağının bir köşesinde durur ve balık olan diğer çocuklar ağın çevresinde dolaşır. Balıklara balıkçıya yakalanmadan balık ağına girip çıkabileceklerini söylenir.
Bu sırada balıkçı balık olan çocukları yakalamaya çalışır. Balıkçı yakaladığı balığın ne renk olduğunu söyledikten sonra, yakalanan kişi “BALIKÇI” olur.


Farklı renk kartonlar çocukların arkasına takılır.
Çocuklardan bir daire olmaları istenir.
Sayışarak bir ebe seçilir ve ebe olan çocuk halkanın içinde durur.
Diğer çocukların yüzü ebeye dönük olur. (Böylece ebe, çocukların arkasında bulunan renkleri göremez)
Ebe dairenin içinde dönerek çocukların arkasındaki resimleri görmeye çalışır.
Bu esnada diğer çocuklar sırtlarında bulunan renkleri ebeye göstermemeye çalışır ve sağa sola hareket ederler.
Ebe olan çocuk kimin sırtında bulunan rengi söylerse, söylediği çocuk ebe olur.


Çocuklarla birlikte büyük bir daire olunur ve “Kim yok” oyunu oynanacağı söylenir.
Bir kişi ebe seçilir ve gözü bağlanır.
Daha sonra çocuklardan birisi gösterdiğiniz yere saklanır ve ebe gözünü açtığında ona “kim yok?” diye sorulur.
Ebe doğru bilirse, başka birisi ebe olur, yanlış bilirse bir kez daha gözü kapatılır.


Çocuklardan büyük bir daire olması istenir ve öğretmen de daire içinde yerini alır.
“El Tut Kurtul” oyunu açıklanır: “Çocuklar aranızdan bir ebe seçeceğim. Ebe olan kişi sizi kovalamaya başlayacak. Sizler de yakalanmamak için, ebe size yaklaştığında arkadaşlarınızdan birinin elini tutacaksınız. El ele tutuşmadan ebe kimi yakalarsa, yakalanan kişi ebe olacak” denir.
Bu şekilde oyun bir süre devam ettirilir.


Çocuklar bir daire olur ve öğretmen “Benim Bir Atım Var” oyununu açıklar:

“Benim küçük bir atım var, oturunca oturur, kalkınca kalkar. Büzülünce büzülür” dediğim zaman herkes dairenin ortasına yaklaşacak, uygun yerde oturup kalkacak “süzülünce süzülür” dediğimde herkes tekrar geriye doğru açılacak. “Ayakları rap rap” dediğimde ayaklarımızı yere vuracağız. “Eller şap şap” dediğimde de, ellerimizi birbirine vuracağız. 'Bir o yana, bir bu yana' dediğim zamansa iki yana doğru sallanacağız ve duracağız. 'Tıp' dediğimde ise kimse kımıldamayacak. Kımıldayan olursa bize bir şeyin taklidini yapacak”.
Bir deneme yapıldıktan sonra oyuna başlanır.


Çocuklardan daire olmaları istenir.
Ortaya üçgen, daire, dikdörtgen ve kare şekilleri çizilir.
Grup dört eşit sayıya ayrılarak çizilen şekillerin içine yerleştirilir.
Her grubun adı içinde bulunduğu geometrik şeklin ismi olur.
Çocuklara karada-denizde oyunu oynanacağı açıklanır: “Karada” dendiğinde tüm çocukların şeklin içine girmesi, “denizde” dendiğinde ise şeklin dışına çıkmaları gerektiği söylenir.
Şaşıranlar oyundan çıkar.


Çocuklarla birlikte büyük bir daire olunur.
Önceden hazırlanan kurdelalar çocuklara dağıtılır ve müzik eşliğinde kurdelalarla hareketler yapacakları söylenir.
Müzik başlatılır.
Önce öğretmen hareketi gösterir ve çocuklardan da onu taklit etmelerini ister.
Kurdelalar yavaştan başlayarak hızlıya doğru çevrilir.
Daha sonra kurdelalar önce yukarı kaldırılır, sonra aşağı indirilir. Bu hareket yukarı, aşağı yapılırken kollar yana doğru açılarak kurdelalarla çeşitli zigzaglar çizilir.
Hep birlikte yere çömelinir ve kurdelalarla yukarı, aşağı hareket etme hareketi tekrarlanır. Çocuklara kurdelaları yukarı ve aşağı hareket ettirmenin ayakta mı, yoksa çömelerek mi kolay olduğunu sorulur.
Sonrasında kurdelalarla yukarı ve aşağı başka nasıl hareketler yapılabileceği sorulur. Önerisi olan çocukların uygulamasına fırsat verilir ve gösterdiği hareket tüm grup tarafından tekrar edilir.



Kaynakça:

Sel, R. (2000). Okul öncesi çocuklarına oyunlar-rondlar. Istanbul: YA-PA.
Uzuner, F. & Şenocak, D. (2008). Okul öncesi eğitimi yaz programı-Öğretmen el kitabı. Istanbul: AÇEV Yayınları